— ben 23 eylül 2008 itibariyle bu sayfayı yapmaya başladım. Niye yapıyom bu film sayfasını, filmlerle ilgili eleştiri falan yazacağımı zannedebilirsiniz. Aslında alakası yok, ben farkettim ki izledigim filmleri unutuyorm, sora oturup bi daha falan izliyorm sonuna dogru hatırlıyorm, hiç bi film hakkında ortamda iki yorum yapabilcek kadar hafızam da yok. (ya nası aklınzda tutuyosunuz olm o kadar filmde yok yardımcı oyuncu olan hatun kimdi, görüntü yönetmeni ondan önce hangi filmi cekti) neyse bu bana cok koymaya basladı, 3 kere izledigm filmle ilgili herkes bişi sölerken mal gibi bakıyorm ortamda, neydi lan film neydi başı nasıldı oynayan kimdi.. bundan sora film izlicegm zaman ya da muhabbeti oldugunda burdan bakıncam hemen, imdb linklerini de koydum bi tıklamayla bakacam filme. tamamen kendim için yani bu sayfa, okumayınnn… —
Türk filmi izleyesim vardı, otobüs‘ü izledim. 1976 Tunç Okan. Türkleri aşağılıyor diye bu da yasaklanmış Türkiye’de. bence sürrealist bi filmdi. 2 filmi daha var, otobüs’te yurtdışına çalışmaya çıkılması (göç), cumartesi cumartesi’de yurtdışındaki gurbetçilerin hayatı, sarı mercedes’te de Türkiye’ye dönen gurbetçiler var. Diğerlerini bulsam onları da izlicem..
Sinemada ıssız adam izlendi. Filmle ilgili hiç bi yorum yapamıcam, sağımda ve solumda oturan şahsiyetler filmi 10 dakkalık arada bitirdikleri için komedi dalında izlemek zorunda kaldım ve bu dalda çok başarılı deildi. birlikte film izlicegn kişileri ii sececeksn.. hatta filme göre seçeceksin. arkadasini söle sana izlicegn filmi söliym…
Bugünlerde izlediğim filmlerde abuk subuklaşmaya başladım, tekrar izlenecekler listeme geri dönecem. Her şey emre’nin snuff filmlerle ilgili snuff documentary’yi getirmesiyle başladı. Belgesel’de yıllar önce abi film ver izliym diye memet’ten aldığım cannibal holocoust‘tan da bahsedince, bi de oturdum onu izledm. Memet allah belanı versin, arkadaşa film ver diyince bu mu verilir. psikolojinin içine ettik. izlemeyin snuff movie’leri faces of death’leri..
Coen kardeşlerden o brother where art thou izlendi. coen kardeşlerden kötü iş çıkmaz ama güzel diye izleyince filmi güzel oluyo zaten film. Aynı filmi başka bi yönetmen yapıp önüme getirseydi, bu ne lan al bi daha çalış derdim. güzel film. (böyle de isim marka meraklısym) ama cidden müzikler falan süper..
bugünlerde bi action film izleyesim vardı, Lat sau san taam‘ı (Hard Boiled) izledm. Fazla action’mış bu da bizim Türk filmlerinin Hong Kong versiyonu çıktı, sürekli birileri ölüyo baktım filmde 230 kişi ölüyormuş ki bu dakikada 2 kişi yapıyor.
ben bugün (2 kasım) tom tykwer’in filmi der krieger und die kaiser‘i (the princess and the warrier) izledm. bana bakırköy ruh hastalıkları hastanesinde çalıştığım zamanları hatırlattı. film gayet güzel de evde hasta bakıma muhtaç bi şekilde ve yalnız izlemek için pek dori bi seçim olmamış, psikolojmi bozdu tom, run lola run’da da böleydi bu adam..
Havaalanı transitlerinde beklerken IfIstanbul 2007 filmlerinden das leben der anderen izlendi. süper süper süper film. soğuk savaş döneminde doğu almanya, casusluk olayları ama olayın bi boyutu sadece, dramatik bi film, hatunla falan beraber izlencek gizli polis filmlerinden. 10 numara.. eski doğu bloku ülkesindeyken izlenince daha bi anlamlı oldu film.
20 Ekim’de The Red Violin‘i (Le Violon Rouge) izlemeye başladm. İkinci yarısını da 21ekim’de izledm. ilk yarısını birlikte izlediğim sahsiyet yanımda yaptığı yorumlarla filmi bitirmiş olsa da ikinci yarısnı otobüste tek başıma izledm, ordan kurtardı film. Küçük kusurları olabilir ama süper filmdir, bence film deil sanat eseridir, soundtrack süper, etkileyici, pamukkale turizm izmir otobüsünde kulaklıkla laptoptan izlerken dahi ne güzel bi filmsin dedim. Bi kere daha adam gibi tek başıma (yanımda yorum yapan şahsiyetler olmadan) düzgün bi şekilde izlicem. benden eleştirmen falan olmaz herşeyi beğeniyom ben :) ama yok harbiden güzel film bu yaa, herkes izlesin.
Ben bugün (17 Ekim) istemeden de olsa (İzmir-Denizli otobüsünde muavin koydu filmi, sesi de son ses açtı, arkadaki ekranın da tam karsisnda oturuyodum) the pacifier‘ı izledm :) Bu da film ayrımcılık yapmadan yazmam lazım diye düşündm. Türkçeye ‘komando dadı’ diye çevirmişler. Bu filmlerin yerel isimlerini ne kadar kötü yapıyorlar klişesine girmicem çünkü biliyorum ki bu isimleri filmin orjinal yapımcılarının izniyle alternatifler arasından bir heyetle seçiyorlar. Tercüman kafasına göre sallamıyor yani hedef gruba yönelik ne olabilir bilmem ne zart zurt onlarca alternatifler arasından seçiliyor (aa salaklar nası çevirmiş filmin adı X ama X diye degil de Y diye cevirmisler diye yanımda konuşanlara içimden salak sensin diyorum.) Ama yine de bu filmi ‘the pacifier’ ismiyle izleme olasılıgm 1/10 iken ‘komando dadı’ olarak izleme olasılıgm 0.
Nick Cave’in senaryosunu yazdığı Avustralya’da 19. yy’da gecen (western diyebiliriz) the proposition‘ı izledm. müzikler süper, konu güzel, sorgulayıcı, suç ve ceza…
death note‘un (Desu noto) capon 2006 yapımı filmi izlendi. Anime’sinin yanına yaklaşamasa bile (anime serisi mutlaka izlenmeli) film de fena diil (eh). Capon filmleri kategorisinde üst sıralarda yer alır yine de. L karakterinin (bildiğin emo olsa da) hastasıyım.
ben bugün chaos theory‘yi izledim (23.09.2008) olmuş. baska bi modda izleseydm bu ne lan dicegm filmlerden büyük ihtimalle ama sakin dingin sorunlu sonbahar modunda izleynce oluyo film. bazı zamanlar olaylar ve ruh hali dogrultusunda filmler, müzikler şarkı sözleri falan daha bi anlamlaşıyor, o dönemde eldeki malzeme neyse hoşuma gidiyo, herseye baska anlam falan yüklüyosun, valla güzel film bence (objektif deilim, sonbaharda izlenebilir).
brick izlendi (29.09.2008) teenage filmi diye açtık ama film noir çıktı :) teen film noir… güzeldi aslında ama kalabalık bi ortam için yanlış seçilmiş bi film oldu, izleyici sayısı da azaldı zaten, en son 2 kişi sonlandırabildik filmi :) bunu daha sora yalnız izlemek lazm.
Garden State 2. kez izlendi. Eğer bi filmi 2. kez izliyosam ve 2. kez izlediğimin de farkındaysam ve filmi hatırlıyosam o film güzeldir. (3. kez izlenmez ama yuh o kadar da diil.) natalie portman’a çok aşık deildim bu filmle biraz daha aşık oldum.. imdb’de 7.9 vermişler afferin lan…
listemde uzun süredir duran ama bi türlü sıra gelmeyen volver sonunda izlendi. almodovar gene süper, penelope inanılmaz. cok dori olmuş. tam bir kadın filmi.. Ben sanırım penelope cruz’a aşığım. (platonik:) filmde kadını daha gerçekçi (ispanyol köylüsü) gösterebilmek için sahte popo takıp kıç büyütmüşler :) ispanya’ya gitmek istiyorum…
reality bites… az acıttı… sıcak sakin samimi, filmi izlerken sanki daha önce izlemişim de olcakları biliyomus gibi izledim. lan yoksa harbiden izledim mi ben bu filmi daha önce…kesmedi bi de cloverfield izlendi. buna denilcek bişi yok zaten, canavarlı filmlerin güzelinden… canavar-kıyamet-blair witch…
son zamanlarda aynı filmleri izlemişiz.. nedense :)
ama haksız mıydım yorumlarımda onu bi söle :D
ya tamam yorumlar doru olabilr ama emege saygı, bari filmi izleyp sora elestirseydin, film izlerken bitirilmez ki :) o kadar para harcamışlar 4 ülke ortak çalışmış..,
ayrıca filmin 2. yarısını izlemedin hatırlatırım :D
2. yarısında daha fazla senkronizasyon bozukluğu vardır kesin gerek yok izlemeye :D