Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

‘gundelik sacmalamalar’ Kategorisi için Arşiv

İktisatçılara göre bir mesleğin değerini (ben karizmatikliğini diyorum) farklı faktörler etkiliyor (işin pozitif dışsallığı, toplumdaki algı, işin riski, sosyolojik bilmemne falan falan) her bir değişkeni (Y, I, C, G) toplayıp çarpıp türevini alıp hesap kitap yapıp böldüğümüzde mesleğin karizmatikliği ve buna bağlı olarak da ekonomik değeri (ß) ortaya çıkıyor. (Mesela  doktorluğun karizmatiklik değeri 9.2)  o [...]

Yazının Tamamını Oku »

farkettim ki benim için önemli olan bi noktaya varmak değil seyahat etmek. Yani benim için B noktasının neresi olduğunun bir önemi yok, önemli olan A noktasından B noktasına doğru gitmek… herhangi bir değişiklik keyif veriyor bana, başka biyere gideyim biraz takılayım döneyim yeterli, döndüğümde daha mutlu oluyorum.. keyifle İstanbul’dan trene atlayıp 3 günde Tahran’a gidip [...]

Yazının Tamamını Oku »

şiir dinletisi nedir yaa?

hadi geçmiş yüzyıllarda anlarım, yapcak bişi yok biri şiir okuyo diğerleri dinliyodur da, bunu günümüzde bi ton sanatsal aktivite atraksiyon eğlence varken sürdürmeye ne gerek var ya, böle etkinlik mi olur.. adamın biri şiir okuyor, bizler de oturup dinliyoruz. bi kere şiiri çözebilmiş değilim en başta ama çok istersem açarım kitabı okurum. sen niye okuyosun [...]

Yazının Tamamını Oku »

İktisatçılar kişilerin mutluluklarını ölçmek için ‘utility bundle’ eğrileri kullanırlar. Buna göre 10 hamburgeri olan birinin elde ettiği fayda 5 hamburger 5 kolası olana göre daha düşük bir eğride yer alır. (kuru kuru napcaksın o kadar hamburgeri) Bunu hesaplarken de marjinal fayda diye bişi kullanırlar (faydanın türevi) ki bu da bir sonraki ürünün/hizmetin neyse kişiye sağlayacağı [...]

Yazının Tamamını Oku »

sana verdiğim tüm faturalar kontörler haram olsun, şerefsiz şirket.. seni de sildim hayatımdan. Sen ki yurtdışına çıkmama bi saat dakka kala faturamı gecikmeli ödediğim için roaming hizmetinden faydalanamama şeklinde bi ceza veren, telefonumun yurtdışında çok önemli randevularda kullanılacağını ve bu ne biçim bi uygulamadır mağdur ediyosunuz müşteriyim ben dediğim zaman sallamayan, dilekçeyle şikayet edip yazılı [...]

Yazının Tamamını Oku »

kendime yeni fobi buldum. (güzel kadın fobisi caligynephobia’nın daha çok gay’lere özgü bi fobi oldugunu öğrendim) bi de bunlar güzel kadın görünce çığlık atıp kaçmak yerine; terlemek, hızlı kalp çarpması, soluk kesilmesi, titreme gibi semptomlar gösteriyomuş, bana göre deil..
hexakosioihexekontahexaphobia (abnormal fear of number 666), BBC’nin 2006 yılında yayınladığı ‘geçen yıl bilmediğimiz 100 yeni şey’ listesinde [...]

Yazının Tamamını Oku »

şu dünyada herkesin bi fobisi var, kimi karanlıktan, kimi yüksekten, kapalı alandan, ottan böcekten korkuyor benm niye hiç bi fobim yok arayışı içinde sonunda kendime güzel bi fobi buldum…
caligynephobia, kadın fobisi olarak bilinen gynophobia‘dan (horror feminae) farklı olarak güzel kadın fobisi olarak tanımlanıyormuş. (Bir diğer ifadesi de venustraphopia) Bu fobiye sahip olanlar normal kadınlarla sorunsuz [...]

Yazının Tamamını Oku »

alka-seltzer

alka seltzer seni seviyorum. şindi mesela diyelim ki (farzediyorum) kafam fazla güzel, saat 4′ü geçmiş, ben napıyorm çok sarhoş olsam da bir bardak suya 2 alka seltzer atacam ve sabah hiçbişi olmamış gibi dinç enerjik uyanıp işe gidecem. aspirin gibi bişi olan bu ilaç dünyanın en önemli icatlarından biri, hayat kurtarıcı, sarhoşların ve oburların dostu, [...]

Yazının Tamamını Oku »

dünyada bunun gerçeğinin (böyle doğmuş, doğal hayatta) yaşadığı bi tür var. bembeyaz ten, simsiyah saç ve yeşil göz… gezmediğim dolaşmadığım ülke kalmadı, arayışım hala devam ediyor. en son macar kızları böle dediler baktım ama budapeşte yalanın daniskası çıktı. En fazla rusya’da st. petersburg’ta yaklaştım. yolda, mcdonalds’da, bilet gişesinde, pasaport kontrolünde (abla polisti bi de üniformalı [...]

Yazının Tamamını Oku »

Ankara’dan yorgun ve uykusuz (72 saat) bi şekilde Denizli otobüsüne binilir. Sabah denizli’de oluncak eve gidip bütün gün uyuncaktır. Gece uykunun en güzel yeridir, birisi dürter. Rahatsız etme uyumak istiyorm dicek olursun ama baktığında genç bir muavindir, geldik abi der. Otobüste olduğunu fark edersin, bozuntuya vermeden sırt çantanı alıp inersin. Önce saate bakarsın sabaha karşı [...]

Yazının Tamamını Oku »

uçmak apayrı bişi (bunla ilgili yazı yazılcak) ama uçma sorası sendromu vardır ki bambaşkadır. 5 dakika önce gökyüzünde süper özgürce takılıp, rüzgarda serin serin manzaralı endorfin adrenalin ne varsa salgıladıktan sonra bitmiş tükenmiş bi şekilde (orgazm sorası) karaya iniş yaparsın. İnmek istediğin yere inemediğin için dağ başında alakasız bi tarlaya inersin. Ters rüzgarla indiğin için [...]

Yazının Tamamını Oku »

kırkaltı

bu albüm daha sonra çok konuşulacak!!! (Ben de zamanında ben blogumda yazmıştım dicem) hiç tereddüt etmeden 2008 yılının en başarılı albümü olmuş diyebilirim. Ama 2008 Türkiye’si için biraz yeni ve farklı olmuş olabilir, sanırım birkaç senesi daha var, bu adamlar bu paslanmış kulaklara uygun bir ses değil henüz… Albümde en çok etkileyen parçalardan birisi “Güz [...]

Yazının Tamamını Oku »

anne tarafından aydın’ın bilmem ne ilçesinden özel limon fidesi getirtilir, saksıda günlerce güneş ışığı, su ve sevgi ile büyütülür ve sonunda 2 adet limon dünyaya gelir. limonlar yeterli olgunluğa erişir ve bir tekila gecesi hunharca tüketilir. (evde saksıda yetişmiş limonla tekila daha bi güzel oluyor, ya da 6. tekiladan sora herşey daha güzel oluyor)
bi de [...]

Yazının Tamamını Oku »

haftasonu 18 saat anime (aslında hentai ama söylemeye utanıyorm) izleyip manga kustuktan sora caponların sorunlu manyak ve tedavi edilmesi gereken bir millet olduğuna kanaat getirdim. gerçekten üzüldüm adamlara normal bi beyin böyle fantaziler düşünemez, sakin falan görünüyolar ama içlerinde çok fena kafaları karışmış… netten hentai çizerlerine falan baktım nası tipler diye bildiğin capon, ortayaşlı [...]

Yazının Tamamını Oku »

Bütün gün koli yapınca yapınca farkettim ki ben baya ciddi ciddi taşınıyorum.
Ortaköy’deki güzel evimi, bir daha bulunmaz güzel ortamı, cazip teklifler sunulan işimi, istanbul’u ve kızarkadaşımı bırakarak Ege dolaylarına gidiyorum. 2,6 saniyelik düşünme süresinden sonra vermiş olduğum bu kararı şimdilik tam idrak edebilmis degilim. Zaman ve bu kararla birlikte açmış olduğum bu blog gösterecek sanırım… [...]

Yazının Tamamını Oku »